
Nazlı Ilıcak, kitabında Hrant Dink cinayetiyle ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor. Cinayet öncesi ve sonrası yapılan birçok resmî yazışmayı yayımlıyor.
Nedim Şener'in kaleme aldığı 'Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları' kitabında gerçeği çarpıttığını anlatıyor. İşte o ifadeler: "Trabzon Emniyeti'nin Hrant Dink'e yönelik suikastı bildirdiği 17 Şubat 2006 tarihli yazışma metni cinayetin gölgede kalmış noktalarına ışık tutuyor.
Belgeye İstanbul Emniyeti tarafından ihbarın teslim alındığı 18 Şubat 2006 tarihi not düşülmüş. Belge üzerinde teslim alındığına dair üç de ayrı paraf bulunuyor. Ayrıca belge geldikten sonra üzerine el yazısıyla "Şahsı kontrole alalım, önemli." notu düşülmüş.
Trabzon Emniyeti'nden gönderilen belgede 'şahsın söz konusu eylemi yapabilecek bir yapıya sahip olduğu' özellikle belirtiliyor. Ancak bu nota rağmen maalesef hiçbir şey yapılmayarak cinayetten sonra sahte rapor düzenlenmiş. Nedim Şener'in ısrarla Ali Fuat Yılmazer'i suçlu gösterme çabası ve iddialarının aksine, o dönemde ihbarı alan birimin başında görevli İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'e ve ekibine talimatlar veriyor.
(...) Nedim Şener 'Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları' kitabında sadece Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerinin 9 Kasım 2009 tarihli raporlarına yer vererek dönemin İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'i suçluyor. Ama 9 Kasım 2009 tarihli Mülkiye Başmüfettişleri tarafından hazırlanan raporu kasıtlı olarak görmezden geliyor. Madem Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna dayanıyor, Şener neden aynı raporda sorumlu bulunan Sabri Uzun'u da suçlamıyor? (...) AİHM bile Trabzon ile İstanbul Emniyeti'ni kusurlu bulurken Nedim Şener bunları görmezden gelerek Ankara Emniyet İstihbarat Dairesi'ni gelişmelerden sorumlu tutuyor. Peki, Yılmazer'i kusurlu bulmayan AİHM yargıçları da mı Fethullahçı'ydı?"
Zaman
454![]() |
1.046.603 | |
![]() |
449.536 | |
![]() |
411.836 | |
![]() |
327.148 | |
![]() |
232.525 | |
![]() |
230.765 | |
![]() |
225.521 | |
![]() |
215.001 | |
![]() |
161.216 | |
![]() |
128.677 |